-
Yönetici
Kadın Katillerine Beraat!!!
Dun Ankara'da gorulen kadın cinayeti davasının son durusmadsı goruldu ve intihar susu verilerek islenmis cinayetinin 2 zanlısı da (kadının esi ve esinin babası) beraat etti. Ekte hazirladigimiz basin metni var, biz basina faks cektik; ama siz de bu haberi iliskide oldugunuz yerlere duyurabilirseniz seviniriz. Gercekten korkunc bir durusmaydi ve alinan karar da cok cok vahim...
1 Temmuz 2011
Kadın Katillerine Beraat!!!
Her gün 5 kadının öldürüldüğü Türkiye’de, cinayetlerin neden arttığı sorusunun cevabı çok açık! Kadın katillerinin cezalandırılmaması, haksız tahrik indirimlerinin uygulanması, şiddete karşı koruma isteyen kadınların korunmaması, karar vericilerin şiddet uygulayanların tarafında yer alması, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasına, sıradanlaştırılmasına ve hatta teşvik edilmesine neden olmaktadır.
Ne yazık ki yine kadın katilleri beraat etti; artık aramızdalar, ellerini kollarını sallayarak geziniyorlar.
Ocak ayında Ankara’nın Pursaklar ilçesinde 17 yaşındaki Ç.T., eşi ve eşinin ailesi ile birlikte yaşadığı evde ölü olarak bulundu. Muhittin Tekin ve Hüseyin Tekin Ç.T.’yi öldürmekten tutuklu olarak yargılanıyordu. Sanıklar ve sanık avukatları Ç.T’nin intihar ettiğini iddia ediyorlardı ve dün görülen son duruşmada sanıklar Ankara 4. Ağır Ceza mahkemesinin oy birliğiyle verdiği karar sonucunda beraat ettiler. Dosyada, 17 yaşındaki kadının intihar ettiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığı gibi, delillerin intihar görüntüsü yaratmak için karartılmış olduğu açıkça görünüyor. Kriminal raporlar arasında büyük çelişkiler bulunmakta ve tanık ifadeleri de aynı şekilde çelişkili. Bunların araştırılması, soruşturulmanın derinleştirilmesi ve çelişkilerin giderilmesi talep edildiği halde bunlara gerek görmeyen mahkeme heyeti, Ç.T.’nin üzerinde sigara söndüren eşinin evlendiği günden beri uyguladığı sistematik şiddeti ise “şiddetli geçimsizlik” olarak değerlendirecek kadar normal görüyor. Ç.T., öldürülmeden önce annesinin yanına sığınmıştı fakat eşinin barışma isteği üzerine öldürülmesinden 2 gün önce, eşinin ailesiyle birlikte yaşadığı eve dönmek zorunda bırakılmıştı. Ç.T. boşanma istemiyle kendisine avukat atanması için baroya başvurmuştu; talebinin kabul edildiği gün ise boşanmak istediği Hüseyin Tekin ve babası Muhittin Tekin tarafından öldürüldü. Boşanma girişimin kendisi bile kadının ölümü tercih etmediğinin, hayatını normale döndürmeye çalıştığının bir göstergesidir.
Yargının adaleti yerine getirmeyip, erkek şiddetini ödüllendiren bu kararı ne yazık ki ilk değil. Göz göre göre öldürülen kadınların katillerinin cezalandırılmamasına sessiz kalmak mümkün değil. Günde 5 kadın çeşitli bahanelerle erkekler tarafından öldürüyor; bu cinayetlerin istatistiklere yansımayan büyük bir kısmı ise intihar süsü verilerek işleniyor. Yetkililer kadın cinayetlerine münferit diyor, başbakan kadın ve erkeğin eşit olmadığını iddia ediyor, mahkeme heyetleri ve savcılar da kadın katillerini serbest bırakıyor! Toplumun adalet duygusunu kökünden sarsan kararları verenler, kadın katillerinin tarafında yer alanlar, kendilerinin de bu kadın katliamında birincil derecede sorumluluğa sahip olduklarını görmeli ve toplumun adalet duygusunun ne kadar sarsıldığını fark etmelidirler.
Biz kadınlar bu korkunç kararın üst mahkeme tarafından bozulmasını, katillerin yeniden yargılanmasını, dosyadaki delillerin adil bir biçimde değerlendirilmesini ve kadın katillerinin en ağır biçimde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Kadın cinayetleri politik ve sistematiktir. Bu cinayetlerin karşısında durmayanlar ise katiller kadar suçludur. Biz bunca adaletsizliğe karşı sesimizi çıkarmaya, isyan etmeye devam edeceğiz.
Kadin Dayanisma Vakfi
Foundation for Women's Solidarity
-
Yetkileriniz
- Konu açma yetkiniz yok.
- Cevap yazma yetkiniz yok.
- Eklenti yükleme yetkiniz yok.
- Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
Forum Kuralları